Patmos'ta Aziz John (Yuhanna) ile Peyzaj

Eylül 04, 2017


Ressam: Nicolas Poussin

Eserin Bitiş Tarihi: 1640

Eserin Bulunduğu Yer: A. A. Munger Koleksiyonu

Eserin Gerçek Boyutu: 100.3 x 136.4 cm

Tür: Manzara

Stil: Klasisizm

Teknik: Yağlıboya

Materyal: Tuval


Uzun zamandır beni gerçekten etkileyen bir resimle karşılaşmamıştım. O yüzden bu tabloyu görür görmez hakkında bir şeyler yazmak istedim. Bu güne dek sahip olduğum bilgiler ışığında şunu rahatlıkla söyleyebilirim: Nicolas Poussin, kendi döneminde (elbette ki sonrasında da) verdiği eserlerle diğer Fransız sanatçıları etkilemeyi başardı. Ve o dönemin en etkili sanatçılarından biriydi. Baktığımız bu büyüleyici resim de, onun bu onuru niçin aldığının bir örneği adeta.

Bir an için hayal edelim. Bu tabloyu salonumuzun sergilenmeye en müsait bölümüne, belki tamamen boş bir duvara astık ve şimdi onu izliyoruz. Gözlerimiz resmin ortalarına odaklanıyor. Burada bir adam oturmuş, elindeki parşömenlere bir şeyler yazıyor. Kimisini de tamamlayıp hemen yanına koymuş. Okuyor yerine yazıyor dedim çünkü hemen yanındaki kağıtların bulunduğu yerde küçük bir kalem ve bir de mürekkep bulunuyor. Yaptığı işe yoğunlaşan ve derin düşünceler içinde görünen bu adam, oldukça sert ve zorlu bir konu hakkında yazıyor olmalı. Üzerinde sarı ve kırmızı iki ayrı kumaştan oluşan bir giysi var. Bu adam, Yuhanna İncili'nin yazarı kabul edilen, İsa'nın 12 havarisinden Aziz John'un ta kendisi. Peki bunu nereden biliyoruz? Tabii ki sırt sırta verdiği kartaldan. İncilden bildiğimiz kadarıylar; kartal, parşömen kağıtları ve ayinlerde kullanılan kadeh onun simgeleriydi. Bunun dışında buradaki kartal, göğe doğru olan yükselişi de temsil ediyor olabilir. Ancak bu yükseliş elbette ki İsa ile ilişkilendirilebilir. Kartal cennete doğru yükseldiğinde, onun da ruhu yüce ve korkunç gizemlerin vahiylerini Dünya'ya getirmek için cennete yükseliyordu.

Buna ek olarak resmedilen manzaraya baktığımızda mümkün olduğunca idealleştirilmiş, mükemmele yakın klasik bir manzara görüyoruz. Öyle hızlıca gözlerimizi gezdiremiyoruz da. Çünkü burada bulunan ağaçlar gözlerimizin hemencecik bakıvermesini engelliyor. Ağaçlar manzara önünde perde görevi görüyor. Bu yüzden resmin sağ tarafındaki kıvrımlı yolu yavaş yavaş takip ederek ilerideki antik kente ve sahile ulaşıyoruz. Burada Mısır'dakilere benzeyen bir dikilitaş, Korint tarzı sütunlarla yapılmış bir tapınak görünüyor. Bunlar insanlığın gelişimini gösteriyor. Ve bu ilerleme sürecindeki başarıyı sembolize ediyor. Bu açıdan bakılınca, kimi eleştirmenlere göre de buradaki kartal Roma İmparatorluğu'nun yükselişini simgeliyor olabilir. Eleştirmenlerin bunu düşünmesinin elbette ki başka bir nedeni de var. Poussin her ne kadar Fransız bir ressam da olsa, hayatının büyük bir kısmını Roma'da geçirmişti. Böylece tapınaklar ve antik kentlerden ilham almak için çok fırsatı oldu.

"Yaptıkları sanat tarihi ve onu izleyen yüzyıllardaki sanatçılar için çok önemli olacak. Ondan sonra gelen sanatçılar, klasik üsluptaki peyzajlara geri dönecekler, bunları inceleyecekler ve yeniden yorumlamaya başlayacaklar. Sanatçının üslubu o kadar etkili olacak ki, çalışmaları adeta Fransız Akademisi için standartları oluşturacak. Ve bu tarz peyzaj çalışmaları yapan ressamlar, yani titizlikle, düzene önem vererek ve rasyonel şekilde ideal görünen manzaralar üretenler Poussinistler olarak adlandırılacak."

Fakat bana kalırsa hiçbir şey bu kadar basit değil. Sadece ileriye bakarak bunu söylemek mümkün, elbette. Peki ya resmin genelinde ne görüyoruz? Sahilde bir yerleşim yerinin bulunması burada ticaret yapıldığını gösterir. Ve ileride görülen antik kentin mükemmelliği maalesef ki resmin genelinde devamlılığını sürdürmüyor. Aziz John'un bulunduğu tepede, yıkık dökük kalıntıları görüyoruz. Üstelik bunlar öyle simetrik ve polikromik ki (ilerideki şehir de aynı şekilde) burada tamamiyle bir kompozisyonel yapı kurulmuş. Kırık, bizi rahatsız etmiyor. Gözümüze batmıyor. Ve biraz daha iddialı konuşup bu parçalanmış kalıntıların, geçmişten beri süregelen pagan inançlarının düşüşünü temsil ettiğini düşünüyorum. Çünkü burada resmedilen kalıntılar daha çok "ölü" gibi. Renkleri neredeyse solmuş. Bana kalırsa bu sahne oldukça şiddetli ve aynı zamanda duygusal.

Kaynakça:

1. Emblems of the Four Evangelists *

Creative Commons Lisansı
Bu eser Creative Commons Alıntı-LisansDevam 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır. Eserin tüm hakları yazara aittir. Kaynak gösterilmeden kopyalanamaz, alıntı yapılamaz. Anlayışınız için teşekkürler.

Bunları Da Okuyabilirsiniz:

2 yorum

  1. Güzel resim okuyorsunuz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba, düşünceleriniz benim için çok önemli ve yorum olarak bildirdiğiniz için mutluyum. Teşekkürler! ♥

      Sil

İlginiz için teşekkürler...