Rönesans ve Maniyerizm Yazı Dizisi: IX. Leonardo da Vinci Üzerine Kısa Bir Yazı

Pazar, Nisan 09, 2017

Leonardo da Vinci yaratıcı Rönesans insanının, "Uomo universale"nin prototifidir. Yalnız resimde dahiyane yenilikler gerçekleştirmekle kalmadı, zamanın tüm doğabilimlerinde, teknolojide ve mimaride de büyük bir bilgi sahibiydi. Çağdaşları bile Leonardo'nun evrensel yeteneğine ve bitmez tükenmez öğrenme, araştırma dürtüsüne hayrandı. Sanatçı doğada yaptığı nesnel gözlemleri, gözle görülmeyen gerçekliğin güzel sanatlar ve resim yoluyla yeniden üretilmesine duyduğu büyük aşkla dahiyane bir biçimde harmanlamayı başarmıştır. Eserleri yüzyıllar boyunca sayısız sanatçıya ilham kaynağı oldu.

Leonardo 1452 yılında Kuzey İtalya'nın Vinci adlı küçük bir köyünde dünyaya geldi. Çocukluğu ve ilk gençliği hakkında elimizde pek bir bilgi yoktur. 1469'dan itibaren beş yıl boyunca Verrocchio adlı ressamın atölyesinde çırak olarak çalıştı.

Meryem'e Müjde, Leonardo da Vinci, 1472 civarı, ahşap üzerine yağlıboya, 98x217 cm, Floransa, Uffizi.

Erken dönem eserleri arasında birkaç Meryem Ana tasviri vardır. Bunların en güzellerinden biri Meryem'e Müjde isimli resmidir; bu resimde Leonardo'nun üslubu kendini bariz biçimde belli eder. Olay Meryem'in evinin önünde, akşamın alacakaranlığından yayılan loş bir ışıkta cereyan eder. Bahçe, nemli çimenlerle ve çiçeklerle yumuşacıktır ve bir duvarla ayrılmıştır. Resmin üst yarısında bir orman ve ardında ağaçlıklı tepelerin gözüktüğü uçsuz bucaksız bir manzara vardır. Kırmızılar giymiş olan melek Cebrail, Meryem'e Tanrı'nın kelamını getirmek üzere sağ dizinin üstüne çökmüştür. Bakire Meryem, meleğin selamına saf bir açıklıkla, çekinmeksizin yanıt verir. Sağ elini, elişinin üstüne koymuştur.

Omuzlarına dökülen saçları ve yumuşak yüz hatlarıyla Meryem, Leonardo'nun dingin kadın güzelliği idealini simgeler. Bu devirde yaptığı portre resimlerine dikkatle çizilmiş ayrıntılar, pastel ve geçişken renklerle tuvale aktarılmış nazik, yumuşak hatlar damgasını vurur. Bu portreler insanın içini, ruhunu dışarıya vurma denemeleridir.

Leonardo Sfumato'yu Geliştiriyor

Leonardo 1482'de Ludovico Sforza'nın Milano'daki sarayına giderek önceleri ona portre ressamlığı yaptı; ancak engin bilgisi sayesinde kısa zamanda görevleri çeşitlendi ve yeni su yollarıyla kale duvarları inşa etmeye, savaş aletleri tasarlayıp yapmaya ve saraydaki görkemli eğlencelere ve tiyatrı gösterilerine sanatsal altyapı hazırlamaya girişti. Leonardo Milano'da geçirdiği yıllarda dinsel ve İncil'den çıkma konularda birçok eser siparişi de aldı. Karakteristiği olan "Sfumato" (İtalyanca: Dumanlı) tekniğini de bu dönemde geliştirmiş ve mükemmeliyete ulaştırmıştır. Sfumato'ya ışık ve gölgenin arasında yaptığı yumuşak geçişlerle ulaşıyordu; nesneler böylece sertliğini kaybediyor, gerçeklik biraz yumuşatılmış oluyor, izleyicide yeni, farklı izlenimler uyandırıyordu.

Ressam, sert hatları ve keskin konturları yumuşatarak resminde daha büyük bir özgürlük yakalar. Renkler artık resmedilen mekanların ve nesnelerin özelliklerini daha iyi yansıtmaktadır. Gündüz ve gece, aydınlık ve karanlık resmin önemli unsurları haline gelirler. Leonardo bu yöntemle hem erken Floransa resminin ustası olduğunu gösterir, hem de onu çoktan ardında bıraktığını. Katı, soyut bir geometrik biçim olan çizgiye ve bariz konturlara ağırlık veren eski resimlerin yerini artık nesneleri ve bedenleri bambaşka bir canlılık içinde gösteren zengin ışık-gölge oyunları ve geçişken konturlar almıştır; resim göze çok daha ruhani, bedenler çok daha canlı görünür. Resimdeki bu devrimin çıkış noktası, Leonardo'nun gölgeye yüklediği olumlu anlamdır. Gölge artık sadece ışığın ve rengin olmadığı anlamsız bir boşluk değildir; kendine ait bir renk değeri, yorumlanmak ve kavramak isteyen bir manası vardır.

Son Akşam Yemeği, Leonardo da Vinci, 1495-98, sıva üstüne tempera ve yağlıboya, 460x880 cm.

Kurgulanan Gerçeklik - Son Akşam Yemeği

Leonardo yalnız gölge ve renk oyunlarına girişip bu yenilikleri resme kazandırmakla kalmamıştır. Çağdaşlarının bir çoğu gibi o da mekansal gerçekliğin perspektif yardımıyla iki boyutlu bir yüzeye aktarılması üzerinde yoğun çalışmalar yapmıştı. Ancak dünyanın bu yolla edinilen gerçekçi yansımasını resmin kendine özgü tematik ve biçimsel araçlarıyla birleştirerek ortaya yeni bir resim gerçekliği çıkartmıştır. Doğanın güzelliğinin efendisi olmak, yani gerçeği algılamak, yeniden yaratmak ve nihayet geçmek yönündeki bu arzusu kendisini özellikle Son Akşam Yemeği adlı duvar resminde ortaya koyar.

Milano'daki Santa Maria delle Grazie Manastırı rahiplerinin siparişi üzerine 1495 ile 1498 yılları arasında, manastırın yemekhanesinde yaptığı freskte değişik kompozisyon unsurları biraraya gelir. Masa resmin alt kısmında, izleyicinin tam karşısında boylu boyunca uzanmaktadır. İzleyici İsa ve havarilerin tam karşısında durur. İsa ortada oturmaktadır ve tam şu ünlü cümlesini söylemiştir: "İçinizden birisi bana ihanet edecek!" Havariler bu suçlamayı heyecanlı el kol hareketleriyle reddederler ve durumu kendi aralarında konuşurlar. Şaşkınlık ve inkar bir dalga gibi ortadan kenarlara yayılır ve tekrar İsa'ya döner. Ortadaki İsa Mesih, onurlu bir dinginlik ve durağanlık içinde resmedilmiştir. İsa'nın başının üstündeki hale, mimari bir unsura dönüşerek, arka plandaki üç pencereden ortadakinin üstünde bir kemer haline gelmiştir. Resimdeki tüm kaçış çizgilerinin hepsi, özellikle duvar halılarının ve bölmeli tavanın çizgileri İsa'nın başının üstündeki bu kemere uzanır.

Son Akşam Yemeği'ndeki dikkatli doğal gözlemlerle sanatsal yapının dengeli bileşimi hakkında bugüne kadar çok şey yazılmış ve söylenmiştir.

Bir Doğabilimci ve Teknisyen Olarak Leonardo

Leonardo, doğaya ve nesnelere duyduğu aşkı her zaman onları incelemek, onlara hakim olmak ve onları yeniden üretmek için duyduğu vazgeçilmez iradeyle birleştirmişti. Mimar ve mühendis olarak ileri görüşlü projeler üretti ve kas kuvvetiyle çalışan uçuş aleti konstrüksiyonunda görüldüğü gibi, ilerde yapılacak buluşlara öncülük etti. 1478 yılından beri, devrin zanaatkarlarının ve teknisyenlerinin tüm bilgisini toplayacağı bir tür ansiklopedi yazıyor, mekanik ve optiğin inceliklerini matematik yoluyla çözmeye çalışıyor ve doğanın etki-tepki ve hareket kanunlarını inceliyordu. Devrin tanınmış tıp adamlarıyla birlikte, o zamanlar herkesin ayıpladığı bir dal olan insan vücudunun anatomisi üzerinde çalışıyor ve bulgularını çizim ve yazı yoluyla kağıda döküyordu.

Mona Lisa, Leonardo da Vinci, 1503 civarı, ahşap üstüne yağlıboya, 77x53 cm. Louvre Müzesi

Leonardo'nun Geç Dönem Eserleri

Ressamımız, 1499'da Fransız ordularının İtalya'ya girmesinin ardından Milano'daki Sforza hanedanının iktidardan düşürülmesi sırasındaki kargaşaların içinde buldu kendini. Ondan sonraki yıllarda istikrarsız bir göçebe hayatı yaşadı ve Mantua, Floransa, Roma, Milano ve Parma arasında mekik dokuyup durdu.

Bu dönemden bir resim, yüzyıllar boyunca hiç eskimeden kalmış ve Leonardo'nun, hatta belki de tüm sanat tarihinin en ünlü eseri haline gelmiştir: Mona Lisa ya da diğer adıya "Neşeli" yani La Giaconda.

1503 yılı dolaylarında yapıldığı bilinen bu resim hakkında bugüne kadar yanıtlanmamış bir dizi soru sorulmuştur. Öncelikle resimdeki kadının kim olduğu hala tam olarak bilinmemektedir. Mona Lisa ismini kaydeden ve portrenin Francesco del Giacondo'nun karısına ait olduğunu iddia eden G. Vasari, eserin oluşumu hakkında birinci elden tanık olmadığı bilgiler verir. Bu yüzden sanat tarihi boyunca resim hakkında çok değişik tahmin ve yorumlarda bulunulmuştur. Leonardo önceki eserlerinde olduğu gibi bu portrede de salt doğal bir betimleme peşinde değildi. Resimdeki genç kadının yumuşak tebessümü ve dostane bakan sakin gözleri aslında ruhunu dışavurur. Bu nedenle Mona Lisa dış görünüşe göre değil, içerden dışarıya doğru kurgulanmış izlenimi verir. Aynı şeyi arka plandaki engebeli dağ manzarası için de söyleyebiliriz. Sfumato'nun, yani her türlü keskinlikten uzak, yumuşak ve loş bir ışığın yarattığı büyü bu resimde kendini iyice belli eder. Yüz, Sfumato'nun bütün hatları yumuşatan ve belirsizleştiren özelliğiyle olağanüstü bir canlılık kazanır. Mona Lisa'nın yüzüne hangi beklenti içinde bakarsanız o da size aynı duygularla cevap verecektir.

1507'den beri Fransız kralının hizmetinde çalışan Leonardo, 1515'te I.Francois'nın davetiyle Fransa'ya gitti ve kralın kendisine hediye ettiği şatoda itibarlı bir hayat sürdü. Leonardo da Vinci, 1519 yılının Mayıs ayında Amboise yakınlarındaki Cloux Şatosun'nda hayata gözlerini yumdu.

Lebriz Sanal Dergi'den Alınmış Bir Hikaye

Leonardo da Vinci'nin yaşadığı şehrin yöneticisi, bir gün "Şehirde ne kadar meslek erbabı vardır? Kimler ne işle meşgul olur?" gibi sorulara yanıt bulmak için bir asker görevlendirir. Askerin şehirde kapı kapı dolaşmasını ve herkesin mesleğini bir kağıda not etmesini ister. Asker şehirdeki evleri belli bir düzene göre gezer ve Leonardo'nun evinin önüne gelir. Kapıyı çalar. Bir süre sonra Leonardo kapıyı açar. Asker Leonardo'ya;
- Şehrin hâkiminin buyruğudur. Ne iş yapıyorsunuz? Not edeceğim, der. Leonardo birden hiç beklemediği bu soru karşısında biraz duraklar ve sözüne başlar.
- Ben ressamım.
Asker Leonardo'nun ismini alır ve yanına ressam yazar. Asker tam gidecekken Leonardo gözleri havada düşünceli bir şekilde;
- Aslına bakarsan heykeltıraşım da.
Asker boynunu büker ve kalemini tekrar çıkarıp ressamın yanına heykeltıraş yazar. Leonardo'nun sözünün bittiğini sanarak gitmeye hazırlanacakken Leonardo;
- Benim mimari projelerim ve uygulamarım da var. Mimarım da.
Asker bu yaşlı adama şaşırı ve tekrar not eder. Bir süre sonra asker Leonardo'nun arkası gelmeyen cümlelerini durmadan not defterine kaydeder.
- Bitkilere de çok meraklıyım, botanikle uğraşırım yani. Mühendisim de. Anatomi de çok hoşuma gider. İnsan vücudunun araştırırım. Kent planları çizerim, haritacıyım. Bilimsel buluşlarım vardır. Uçabilen bir insan maketi üzerinde çalışıyorum. Mekanik aletler de yapıyorum. Bunun yanı sıra havai fişekler de üretirim. Fizyoloji, optik ve zoolojiyle de ilgilenirim. Kutlama ve davetlerde gösteriler düzenlerim. Matematikle ilgili bazı formülleri araştırıyorum. Gök bilimine de aşırı ilgim var. Yıldızları seyretmek geceleri yaptığım en zevkli iştir...
Leonardo bu şekilde cümlelerini sıralarken, asker Leonardo'nun bu bitmek bilmeyen cümlelerini keserek;
- Beyefendi bu söylediklerinizin hepsini buraya yazmam mümkün değil. Siz kısaca nesiniz onu söyleyin?
Leonardo bir süre düşünür ve ardından;
- Özgür Ruh'um, der.

Creative Commons Lisansı
Bu eser Creative Commons Alıntı-LisansDevam 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır. Eserin tüm hakları yazara aittir. Kaynak gösterilmeden kopyalanamaz, alıntı yapılamaz. Anlayışınız için teşekkürler.

Bunları Da Beğenebilirsiniz

0 yorum

İlginiz için teşekkürler...