Kertenkelenin Isırdığı Oğlan

Perşembe, Aralık 22, 2016


Ressam: Michelangelo da Merisi Caravaggio

Eserin Bitiş Tarihi: 1993-1994

Eserin Bulunduğu Yer: Londra Ulusal Galeri

Eserin Gerçek Boyutu: 66 x 49.5 cm

Tür: Portre

Stil: İtalyan Barok

Teknik: Yağlıboya

Materyal: Tuval



Salvete, amici!
Bugün sizlerle birlikte kendi zamanının en devrimci sanatçısı olan Caravaggio'nun Kertenkelenin Isırdığı Oğlan (Boy Being Bitten by a Lizard) adlı eserini inceleyeceğiz. 1593/94 tarihli bu tablo, Monsenyör Pandolfo Pucci'nin himayesindeyken "satış için" yapılan çalışmaların ilkidir. İlkidir diyorum çünkü başka bir versiyonu daha var, yazının sonunda buna da değineceğim.

Öncelikle biraz Caravaggio'dan söz edelim istiyorum.
Floransa'da bir sanat okulu olan SACI'da görevli araştırmacı Roberta Lapucci, Caravaggio'nun yakın arkadaşı Giovanni Battista Della Porta'nın verdiği fikirle, ressamın modellerini adeta fotoğrafladığını ortaya sürdü. Ona göre Caravaggio, bir tür karanlık odada çalışıyor ve modellerini tavandaki bir delikten sızan loş ışıkla aydınlatıyordu. Ve görüntüsünü bir lens ve ayna yardımıyla tuvale yansıtıyordu. Karanlıkta görünen kimyasallar ve minerallerle karıştırdığı beyaz kurşunla, tuvale yansıyan görüntünün üzerinden çizim yapıyor, daha sonra da resmi tamamlıyordu.
Bugün "ışık ve gölge ustası" olarak tanımladığımız ressamın kullandığı bu yöntemin fotoğrafçılığın temeli olan ilkeleri içerdiği aşikar. Belki de karanlık odayı, ressamlar arasında ilk kez kullanan oydu. Fakat tablolarında genellikle isyankar ve kaba bir duyguyu işlediği için izleyicileri tarafından çoğu zaman çirkin bulunurdu. Bu da yaşadığı dönemde bile birçok tartışmanın doğmasına neden oluyordu. Tüm bunların dışında çalkantılı hayat hikayesi hakkında daha fazla bilgi edinmek isterseniz, yazının sonunda yer verdiğim linklere göz atabilirsiniz.


Resmin odak noktasında bulunan çocuk, masanın üzerine doğru elini uzattığı anda çiçeklerin ve meyvelerin arasına gizlenmiş bir kertenkele tarafından ısırılıyor. Yüzünde acı bir ifade var. Elini can havliyle geriye doğru çekerken üzerindeki beyaz bol gömleği kayarak omzunu açmış. Burada beş duyunun, mevsimlerin ve duyguların bir alegorisini görüyoruz. Ani, beklenmedik bir acı karşısında saflığın yitirilmesi...

Detaylara yakından baktığımızda ise söylenecek çok söz var. Örneğin, gencin acı ifadesinin oturduğu yüzüne odaklanalım. Bir duygu nasıl bu kadar mükemmel işlenebilir? Olduğu gibi bırakılmış, üst üste gelen fırça darbeleri sayesinde tabii ki. Kulağa acemi işi gibi geldiğinin farkındayım ama resme tekrar baktığımızda aslında yapılan bu tekniğin, renk tonlarının ustalıkla karışmasına ve çeşitlenmesine neden olduğunu görüyoruz. Bu da, çocuğun kaşlarını çatmasının mükemmel bir başarıyla vurgulanmasını sağlıyor.

Burada benim dikkatimi çeken başka bir şey daha var. Figürün omzunun duruşu ve çıplaklığı ile kızarmış kulak arkasında saçların arasına iliştirilmiş çiçek, sanki bir yerde onun içinde bulunduğu gündelik çevreyi de yansıtıyor değil mi? Çünkü Caravaggio sık sık resimlerine efemine gençleri konu eder, onlarla arkadaşlık kurardı. Buradaki simge ise tamamen açık istek, kışkırtma amaçlı yerleştirilmiş. Bu, figürün aynı zamanda takdir edilme isteği barındırdığını da gösteriyor.


Bunun dışında kertenkelenin çocuğun üçüncü parmağını ısırdığını görüyoruz. Üçüncü parmak, 17. yy'da bugün olduğuyla aynı anlama geliyordu ve cinsellij için bir metafor içeriyor.

Bir işçinin eline benzeyen kirli tırnaklarına bakın. Tabloların satış için yapıldığını söylemiştim. Ve Caravaggio, bundan hoşlanmazdı yalnızca ihtiyaç duyduğu için yapardı. Bunu da bir çeşit gizli simgeyle tablosuna işlemekten geri durmamış.

Ve kirazlar! O dönem için cinselliği çağrıştırırlardı.

Figürün kertenkelenin ısırığından dolayı elini aniden geriye çekmesi de son derece gerçekçi bir ivedilikle betimlenmiş. Daha önce okuduğum bir kaynakta, Caravaggio'nun biyografisini kaleme alan yazarlardan biri, kertenkele elini ısırdıktan sonra çocuğun çığlığının bile neredeyse duyulabildiğini yazmıştı.

Bundan önceki sanat eleştirmenleri tablodaki çocuğun, Caravaggio'nun kendisi olabileceğini öne sürmüştü. Fakat Michael Fried'in yorumu içlerinde en ikna edici ve uyumlu olanıydı. Omzunun üzerinden bakan çocuk, kuvvetle muhtemel ressamın şövalenin önünde nasıl oturduğunu izliyordu. Alttaki ikinci versiyonda çok daha rahatça görebileceğiniz minik bir detay var. Cam vazoya şövalenin önünde oturup resmi üzerinde çalışan Caravaggio yansıyor. Bu yüzden bu detayı unutmayın. Manet, Courbet, Velazquez veya Caravaggio'nun öğrencilerinin tablolarında omuzları üzerinden resmin dışına bakan bir figür görürseniz, resmin içinde bir yerlerde kuvvetle muhtemel ressamın da bir yansımasını görebilirsiniz. Bu başarılı kompozisyon tekniği yıllar boyunca başka sanatçılar tarafından da uygulanmış.

Tüm bu detaylara birden bakınca resmin çok karmaşık cinsel mesajlar içerdiğinde sanırım hemfikirizdir. Bunun yanı sıra; zevkin zamanı gelince acıya dönüşebileceği gibi ahlaki bir ders veriyor olabilir. Gençliğin kısa sürdüğünü, hiç beklenmedik bir anda ölümün gelivereceğine dair bir uyarı da olabilir. Ama bana sorarsanız, başka derin bir anlamı daha var. Omzunun üzerinden acı içinde bize bakan bu çocuğun bulunduğu resmin yüzeyinin bir ayna olduğunu düşünmeye başladım. Hemen hemen herkesin vardığı kanının dışında, sanatçının hatta figürün gözlerinin arkasında bile bizlere yer yok. Çünkü tıpkı edebiyat veya müzikte de olduğu gibi sanat, kişinin ruhunu sezgisel bilgiye yönlendiriyor. İnsan zihnini mantıklı bir açıklaması bulunmayan yollarla uzayda bulunan bir yere, bir noktaya çıkarıyor. Bunu sanırım en kolay şu şekilde anlatabilirim. Doğanın birer kopyasını çizen ressamlardan farklı olan kitleyi düşünelim. Onların yaptıkları resimler, her ne kadar "fotoğraflanmış" gibi gözükse de aslında her biri birer zihinsel yansımadır.


İkinci Versiyon

Burada sadece küçük detaylardan söz etmek istiyorum. Zaten resimlerin her iki versiyonunun da figürün saçlarındaki çiçekten tutun masadaki meyvelere kadar aynı olduğunu göreceksinizdir. Hatta üzerindeki gömleğin kırışıklıkları bile neredeyse aynı. Tek büyük fark; ışık. Buraya penceredeki açıklıktan sızan ışık daha güçlü olduğu için figürün yüz ifadesi de dahil her şey daha net gözlemlenebiliyor. 1596 tarihinde tamamlanan, 65.8 x 52.3 cm boyutlarındaki bu tablo, Floransa'daki Roberto Longhi Vakfı'nda sergileniyor.

Önerilen Yazılar

1. Caravaggio Biyografisi: I. Bölüm ve II. Bölüm

Creative Commons Lisansı
Bu eser Creative Commons Alıntı-LisansDevam 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır. Eserin tüm hakları yazara aittir. Kaynak gösterilmeden kopyalanamaz, alıntı yapılamaz. Anlayışınız için teşekkürler.

Bunları Da Beğenebilirsiniz

0 yorum

Yorumunuz blog yöneticileri tarafından onaylandıktan sonra yayınlanacaktır. İlginiz için teşekkürler...