Rönesans ve Maniyerizm Yazı Dizisi VI: Ressamlar Dünyayı Hesaplıyor

Pazar, Ekim 09, 2016

Piero della Francesca, İsa'nın Kırbaçlanması
1460 civarı, ahşap üstüne tempera, 81.5 x 59 cm, Galleria Nazionale, Urbino.

Buradaki resmin teması alışılmışın çok dışındadır ve bugüne kadar hala
tam olarak çözülemediğini söyleyebiliriz. Resim büyük olasılıkla siyasi kariyere hevesli bir kentsoylunun
Urbino Kontu'na hediyesiydi ve diplomatik bir mesaj içeriyordu.
Resmin ön planındaki figürler Piero'nun çağdaşları olmalı.
Yani karşımızda güncel, siyasi bir tartışma içine girmiş bir grup adam durmaktadır. Resmin sol tarafı ise
bambaşka bir gerçeklik düzlemine kayar. İsa'nın Kırbaçlanması sağ tarafta konuşulan konunun çağrıştırdığı bir imaj olmalı. Bu resimde İsa'nın Kırbaçlanması aslında 1453 yılında İstanbul'u fethederek Doğu Hıristiyan İmparatorluğu'nu
çökerten Türkler'in yaptığı zulmü sembolize ediyor.
Ön plandaki üç erkeğin en sağda olanı,
Batı'nın Türkler'e karşı askeri harekat
düzenlemesini isteyen bir Bizanslı bile olabilir.

Rönesans'a kadar sadece zanaat sayılan ressamlık artık mekanik sanatlardan (ars mechanica) olarak değil, bağımsız, serbest bir sanat dalı (ars liberalis-liberal sanatlar) olarak tanınmak istiyordu. Müzik, hitabet (retorik) ve şiir kendilerine çoktan yüksek bir sosyal ve kültürel statü edinmişlerdi. Artık resmin de bu mertebeye çıkması gerekiyordu. Öte yandan, sanatçılar artık mevcut bilimsel yöntemlere başvurmakla kalmıyor, kendileri de yeni buluşmalarla gelişmeye katkıda bulunuyorlardı. Gerçekten de sanatçılar bu dönemde bilginlerden bile öteye geçmişlerdi; doğayı kendi gözlemlerine dayanarak inceliyorlar, bilgilerini kütüphane raflarında tozlanan ve yalnız Kilise'nin izin verdiği konuları işleyen yüz yıllık kitaplardan edinmiyorlardı.

Piero della Francesca işte böyle bir araştırmacıdır. İster mimari olsun, ister bir bardak ya da insan kafatası, eline geçen her şeyi karmaşık çizimlerle kağıda döküyordu. Araştırmalarının sonuçlarını fasiküller halinde biraraya getirmiştir. Bunlardan Resim Sanatında Perspektif Üzerine adlı çalışmasını ders kitabı olarak tasarlamıştır. Rönesans'taki birçok sanatçı gibi Piero da, Tanrı'nın yarattığı her şeyin temelinde kusursuz bir geometrinin yattığına ve insanoğlunun bu geometriyi tanımak, anlamak ve çizmek zorunda olduğuna inanıyordu. Yalnız resimlerini en ince detayına kadar hesaplamakla kalmamış, Erken İtalyan Rönesansı'nda, ışığın, resmin genel bütünlüğü ve malzeme ile renklerin görünümü açısından önemini kavrayan ilk ressamlardan biri olmuştur. Piero'nun Urbino Sarayı'nda çalışan Hollandalı ustalardan öğrendiği glaze tekniği(*) de resimlerine ışıklı, berrak bir hava ve resim sanatında ilk kez olmak üzere gün ışığı, yani doğal ışık izlenimi kazandırıyordu. Resmin tekil unsurları, her şeyi aynı ölçüde kapsayan bu ışık sayesinde bütünleşirler. Yukarıdaki İsa'nın Kırbaçlanması resmi iddialı bir kompozisyona sahiptir; ana konusu sol tarafa, arka plandaki bir mekana kaydırılmıştır. Ön planda ise, muhtemelen sanatçıya bu işi sipariş eden şahsın çevresinden bir grup adam büyükçe resmedilmiştir. Bu iki sahne, resmin tümüne nüfuz eden ışık sayesinde bütünleşirler.

Piero della Francesca resme yeni bir boyut katmıştı: Mekan, renk ve beden unsurlarına artık ışık da eklenir. Erken Rönesans'ın görece durağan resmi çok geçmeden Botticelli'nin danseden elflerinin çılgın kanat çırpışlarıyla hiç kimsenin tahmin etmediği kadar hareketlenecek ve ressamlar o devirden sonra resim sanatının beş şartına mükemmel hakim olacaklardır: Renk, mekansallık, üç boyutluluk, ışık ve hareket.

Andrea Mantegna, İsa için Ağlayanlar
1480 civarı, tuval üstüne reçineli tempera, 68 x 81 cm, Pinacoteca di Brera, Milano.

Sanatçıların sadece yüz yıl sürecek olan bu baş döndürücü gelişmeye yaptıkları büyük katkıyı ve resimlerinde nasıl gitgide daha cesur deneylere giriştiklerini Andrea Mantegna'nın eserlerine bakarak anlayabiliriz. Ressam en çok, izleyiciyi inanılmaz ölçülerde etkileyen ve kendi içine çeken perspektife hayranlık duyuyordu. Perspektif onun için izleyicinin gözüne ve duygularına hakim olmanın aracıydı.

Mantegna'nın, İsa'nın naaşını dramatik ölçülerde kısaltarak betimleyen İsa için Ağlayanlar resmindeki en etkileyici özellik, bedendeki bu kısaltma değildir. İzleyici bu kompozisyonla resmin içindedir, adeta ölünün ayaklarının dibinde durmakta, onun gerçek mekana taşan yaralı vücuduna resmin içinden bakmaktadır.

* Glaze Tekniği: Bir boya ya da zemin üzerine uygulanan ince ve şeffaf tabakadır. Glaze resmin yüzeyine gerçek bir derinlik duygusu ve parlak bir görünüm kazandırır.

Creative Commons Lisansı
Bu eser Creative Commons Alıntı-LisansDevam 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır. Eserin tüm hakları yazara aittir. Kaynak gösterilmeden kopyalanamaz, alıntı yapılamaz. Anlayışınız için teşekkürler.

Bunları Da Beğenebilirsiniz

2 yorum

  1. Paylaşımlarınızı keyifle takip ediyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumunuz için teşekkür ederim, görüş bildirmeniz beni çok mutlu etti. Burada yapmaya çalıştığım da tam olarak; biraz daha açıklamak ve yardımcı olmak. Barış ve sevgiyle kalın. ♥

      Sil

İlginiz için teşekkürler...