Fikret Muallâ'nın "Benerci Kendini Niçin Öldürdü?" Çizimleri

Pazartesi, Mart 28, 2016


I. Dünya Savaşı olduğu sıralarda, bütün dünyayı İspanyol nezlesi kasıp kavuruyordu. Fikret Muallâ'nın annesi Nevber Hanım da bu hastalığa yakalanarak yaşamını yitirdi. Annesinin ölümü Fikret Muallâ'yı derinden etkiledi ve yeniden evlenme hayalleri kuran babasıyla gerginlikler yaşamaya başladı. Babası da onu hem bu nedenlerden dolayı hem de İstanbul'da olan karışıklıklardan dolayı buradan uzak tutmak amacıyla 1920 Eylül'ünde İsviçre'ye gönderdi.

İsviçre'de mühendislik üzerine öğrenim gören Fikret Muallâ, babasından gelen parayı har vurup harman savurarak tükettiğinde konsolos Rıza Bey'in yardımlarıyla 1921 yılında Heidelberg'e gitti. Orada tanıştığı diğer Türk arkadaşları, resim öğrenmesi için burada vakit kaybetmeden Münih'e gitmesi ve oradaki büyük ressamlardan ders alması gerektiğini söyleyince Muallâ, Münih'e giderek Güzel Sanatlar Akademisi'ne yazıldı. Bir yıl burada öğrenim gördükten sonra Berlin Güzel Sanatlar Akademisi'ne geçti ve Arthur Kampf'ın atölyesine girdi. Akademiyi bitirince memleketine dönmeden önce düşlerini süsleyen Paris'e gitti. Burada sık sık müzeleri ve galerileri dolaştı. Fakat maddi sıkıntılar nedeniyle 10 yıl önce bıraktığı vatanına geri dönmek zorunda kaldı.


Fikret Muallâ, 1930 yılında Ayvalık'ta kendisine bir sanat çevresi edinmeye başladı. Bunların arasında Nâzım Hikmet de yer alıyor. 1931 sonbaharında Güzel Sanatlar Birliği'nin düzenlediği bir sergiye katıldı ve Nâzım Hikmet onun resimlerini görünce şöyle dedi:

"Ben bu sanatçıyı harikulade buluyorum. Resimlerinde, çizgilerinde, renklerinde inanılmayacak bir sadelik ve bu sadeliğin dehşetli bir tenkidi var. Bana öyle geliyor ki ancak yazı, resim ve musiki bir araya gelirse ve resme musiki zihniyeti hakim olursa 'İstanbul'un Eski Evleri' isimli eser meydana gelir. Ben Fikret'in bu eseri kadar İstanbul'un eski evlerini böyle hüzünle içeren bir nesne görmedim. Fikret Muallâ yeni bir alem!"

Ve o günlerde ikisinin arkadaşlığının temeli atılmış oldu. Bir süre sonra Abidin Dino, Nâzım Hikmet'e Muallâ'nın diğer resimlerini de gösterinde usta şair bu resimlerdeki kırmızı renklere bayıldığını ve Muallâ'nın hemen şimdi gelmesini rica ederek, çıkacak kitabı için ondan resim istedi.

1932 yılında Suhulet Yayınları'ndan çıkan kitabın adı "Benerci Kendini Niçin Öldürdü?". Kapak resmi Ali Suavi'nin. İçerisinde bulunan yedi çizim ise Fikret Muallâ'nın. Burada sizlerle bu kitabın çizimlerini paylaşıyorum...


İlki, çıplak bir adam, zenci. Sırtında bir yerlerde "Made in France" yazılı büyük bir yük. İmza Muallâ...

İkincisi, pipolu ve şapkalı bir İngiliz subayı. Şapkasında sterlin işaretleri görülüyor.

Üçüncüsü, yine sterlin işaretli, ellerinde tüfek, iki İngiliz askeri.

Dördüncüsü, oturan bir kadın. Önünde bir şişe, bir bardak, elinde sigara.

Beşincisi, çıplak koşan bir adam.

Altıncısı, oturan bir adam. Önünde bir mektup, bir tabanca, dalgın.

Yedincisi, belki Afrika'da çalışan bir işçi.

Sekizincisi, yüküyle beraber yoluna devam eden bir göçebe.


Önerilen Yazılar



Creative Commons Lisansı
Bu eser Creative Commons Alıntı-LisansDevam 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır. Eserin tüm hakları yazara aittir. Kaynak gösterilmeden kopyalanamaz, alıntı yapılamaz. Anlayışınız için teşekkürler.

Bunları Da Beğenebilirsiniz

0 yorum

İlginiz için teşekkürler...