Yıldızlı Gece

Çarşamba, Temmuz 29, 2015



Eserin Bitiş Tarihi: 1889

Eserin Yaradılış Yeri: Saint-Rémy-de-Provence, Fransa

Eserin Bulunduğu Yer: Modern Sanatlar Müzesi (MoMA, New York)

Eserin Gerçek Boyutu: 73.7 x 92.1 cm

Tür: Manzara

Stil: Ard İzlenimcilik

Teknik: Yağlıboya

Materyal: Tuval

"Yıldızlı bir gökyüzünü resimlemek için, kuşkusuz, siyah bir zeminin üzerine beyaz noktalar koymak yetmiyor."

Vincent W. van Gogh

Yıldızlı Gece (De Sterrennacht), Hollandalı ressam V. W. van Gogh tarafından yapılan bir yağlıboya tablo. Ressam, tabloda Fransa'da kaldığı odanın penceresinden Saint-Rémy-de-Provence köyünün gece veya sabaha karşı (yazının devamında değineceğim) görünüşünü resmetmektedir.

Van Gogh, dostu Gauguin ile bir tartışma sonrasında yaşadığı meşhur meşhur kulak kesme macerasından birkaç gün sonra geçirdiği ruhsal çöküntü üzerine Güney Fransa'da bulunan Saint-Rémy-de-Provence köyünde bulunan bir senatoryuma kaldırılır. Burada kaldığı hastane odasında bir yandan iyileşmeyi beklerken bir yandan da çalışmalarına devam eder. Gececil olarak tanımladığımız ressam, geceleri manzarayı izleyerek görüntüleri beynine kaydedip gündüzleri de tuvale aktarmıştır. Bu yüzdendir ki bazı kaynaklarda ressamın eseri aklından yaptığı geçmektedir.

Yıldızlı Gece'nin şöhreti, bir yana işin ilginç tarafı Van Gogh'un bu resim hakkındaki kişisel görüşlerinin çok sınırlı olarak bilinmesidir. Bunun temel nedeni, bu resme yalnızca iki mektubunda değinmiş olmasıdır. Genelde kardeşine yazdığı mektuplarda bazı resimlerini oldukça detaylı olarak anlatmıştır. Ancak bu durum Yıldızlı Gece için geçerli değildir.

Eserde, köyün meydanı gecenin karanlığında girdaba kapılarak dönen gökyüzünün altında resmedilmiştir. Sağ taraftaki dağlar, Alpilles dağ sırasını göstermekte. Köy evlerinin küçük pencerelerinden çıkan sarı ışık gece yaşamına dikkat çekmekte. Evlerin bulunduğu bu bölgede en çok dikkat çekici öge, uzun çan kulesi olan küçük kilise. Resmin ön planında bulunan, gökyüzüne doğru alevler şeklinde uzanan servi ise Van Gogh tarafından resme derinlik katması amacıyla sonradan eklenmiştir. Bazı sanat eleştirmenlerine göre bu ağaçlar Van Gogh için ölümü ve huzuru temsil etmekte.

Bir diğer nokta ise, izleyicinin resme baktığı açı. Bizler adeta bir binanın üst katlarından manzarayı izliyormuşuz gibi. Bakış açısı ressam tarafından yer seviyesinden oldukça yukarıda seçilmiş. Buradaki amaç ise çok büyük bir ihtimalle ressamın, gökyüzünün resmin büyük çoğunluğunu kaplamasını istemesidir. Böylece bakmakta olduğumuz köy gökyüzünün altında oldukça mütevazi ve şirin duracaktı. Ki öyle de olmuş, değil mi?

Solda bulunan hilal şeklindeki parlak ay, resmin bir diğer ilgi çekici ögesi. Yıldızlar ise Büyükayı Takım Yıldızı'na benziyor. Yıldızların resmedilmesi hakkında ilginç bir görüş var. Van Gogh'un resmi yaptığı dönemde eskisi kadar dindar olmadığını biliyoruz, ancak yine de bir ihtimal de olsa Eski Ahit'teki Yusuf'un öyküsünden etkilenmiş olabileceğini düşünen sanat eleştirmenleri var. Çünkü yıldızlar, Van Gogh'un pencereden bakarak görebileceği bir konumda değildi. Yani geceleri izleyip, gündüzleri aklında kalanları resmettiği bu mekan bugün hâlâ resimdeki gibi olmasına rağmen, bulunan bölgeden tam tersi taraftan yıldızlar görünüyor. Eski Ahit'te yer alan bölümde ise şunlar geçmekte:

"Bak, bir rüya gördüm" dedi, "güneşin, ayın ve onbir yıldızın bana doğru eğildiklerini gördüm."

Tekvin 37:9

Renklere gelecek olursak... Ay ve yıldızların sarı, turuncu ve beyazın parlak tonlarındaki ışıkları remin geneline hakim. Bu renkler prusya mavisi, lacivert ve morun ağır tonunu kırarak resme adeta aydınlık katıyor. Aynı zamanda bu parlak doğal ışıklar evlerin pencerelerinden sızan yapay ışıklara göre son derece güçlü görünüyorlar.

Van Gogh'u diğer birçok sanatçıdan farklı kılan tekniği, boyaları palet üzerinde karıştımadan doğrudan tüplerden alıp kullanmasında yatar. Bu şekilde kalın, geniş ve kaba fırça darbeleri ile resimdeki renkler ve tonlar hiçbir zaman karışmaz. Bir gece resmi için renklerin birbiri ile kaynaştırılıp karaltılar ve siluetler oluşturulması beklenirken Van Gogh bu belirgin darbeleri resimde koruması ile seyirciye farklı bir gece deneyimi yaşatıyor. Ay ve yıldızların ışıkları sanki çevrelerinde dairesel olarak dönmekte, uyumlu şekilde gökyüzündeki bulut hafif bir rüzgarla kıvrılmakta, dağların yüzeyi, köyün ağaçları ve ön plandaki serviler hep bu rüzgarın etkisiyle dans etmektedir sanki. Gözlerinizi kapayıp tekrar açtığınızda resmin canlanacağını sanırsınız. Van Gogh'un bu etkiyi sadece renkler ve fırça darbeleriyle yaratmış olması da onun dehasının farkına varmamız için yeterlidir.

Ressamın zor hayatını, ruhsal gelgitlerini ve çaresizliklerini duygusal kırılganlığı ile harmanladığı bu eser onun için bir umut arayışı mı, yoksa sakinliğe ve huzura dair bir özlemi mi simgeliyor, bunu asla tam olarak bilemeyeceğiz. Fakat, gecenin karanlığında parlayan ay ve yıldızların altındaki bu kasaba manzarası tüm zamanların hafızalarda en çok yer eden görüntülerinden biri olmaya devam edecek.

İlham

Don McLean - Vincent (Starry, Starry Night)

Küçük Bir Not

Van Gogh'un resmi yaptığı dönemde sık sık geçirdiği nöbetler yüzünden akıl sağlığının da pek yerinde olmadığı biliniyordu. Zaten senatoryuma yine geçirdiği bir psikolojik bunalım nedeniyle kaldırılmıştı. Arkadaşı Paul Gauguin'e saldırmış hatta onu öldürmeye çalışmıştı. Bu yaptığından daha sonra büyük pişmanlık duyarak bir kulağını kesmiş ve otoportresini yapmıştı. Dolayısıyla resimdeki şiddet ve dalgalanmalar ressamın o tarihlerde içinde bulunduğu psikolojik durumu da yansıtıyordu.

Küçük Bir Başka Not Daha

Uzun çalışmalar sonunda, tablonun 25 Mayıs 1889, saat 04:40'taki gökyüzünü gösterdiği tespit edilmiştir. Ay'ın henüz ilk hilal biçiminde olması ve Venüs gezegeninin ufukta görüntülenmiş olmasından yola çıkılarak tablodaki yıldız ve gezegenlerin gün doğarken resmedildiği anlaşılmıştır. Ayrıca bunda ressamın yine o tarihte yazdığı bir mektup da önemli veriler içermektedir.

Santa Monica'da sanatçısı bilinmeyen bir duvar çalışması;


Bonus

Bunları Da Beğenebilirsiniz

7 yorum

  1. Ya bu adamın eserleri bütün okularda konuşuluyor

    YanıtlaSil
  2. Ya bu adamın eserleri bütün okularda konuşuluyor

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Belki de bir bildikleri vardır Halil. :)

      Sil
  3. Sayfanı yeni kesfettim yazılar için teşekkürler

    YanıtlaSil
  4. Çok guzel bir yazi olmuş.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eh, dilimiz döndüğünce bahsetmeye çalışıyoruz. Teşekkürler yorum için. Sevgiler.

      Sil

Yorumunuz blog yöneticileri tarafından onaylandıktan sonra yayınlanacaktır. İlginiz için teşekkürler...