Maurice Utrillo Kimdir?

Perşembe, Haziran 04, 2015


Adı: Maurice Valadon / Maurice Utrillo

Doğum: 26 Aralık 1883 / Montmartre, Paris, Fransa

Ölüm: 5 Kasım 1955 (71 yaşında) / Fransa

Alan / Dönem: Resim

Utrillo, 26 Aralık 1883 tarihinde Maurice Valadon adıyla Paris Montmarte'de dünyaya geldi. Annesi, sirk akrobatlığının yanı sıra ressamlara modellik yapan, aynı zamanda kendisi de bir ressam olan Suzanne Valadon'un ta kendisiydi. Babası hakkında pek bir bilgi yok. Kesin olmamakla birlikte Montmarte’de yaşayan bir bohemin Boissy adındaki oğlu olduğu sanılmaktadır. Yani açıkçası bu ünlü ressam adı sanı belli olmayan birisinin gayrı meşru çocuğuydu. Küçük Maurice'in önceleri annesinin soyadını almasının sebebi buydu.

Suzanne Valadon, zamanının büyük bir çoğunluğunu ressam atölyeleri ve arkadaşları arasında geçiriyordu. Maurice'i anneannesi büyüttü. Bu yüzden içine kapanık ve hastalıklı bir çocuktu. 1891'de kendisine evlat edinen annesinin arkadaşı İspanyol yazar ve sanat eleştirmeni Miguel Utrillo'nun soyadını aldı.

Bir süre sonra Suzanne Valadon, Paul Mousis adında hali vakti yerinde ve mazbut bir hayat yaşayan birisiyle tanıştı. Adam çılgınca aşık olduğu bu kadının mazisine aldırış etmedi ve kendisiyle evlendi. Moussis, bütün aileyi Montmartre'deki iyi bir apartman dairesine yerleştirdi. Maurice'in eğitimiyle ilgilendi.

Zeki, fakat devamsız ve asabi mizaçlı bir öğrenci olan Utrillo, öğrenimini yarıda bırakarak 16 yaşındayken bir bankaya memur olarak girdi. Birkaç yıldır içmekte olduğu içkinin sağlığını günden güne bozduğunu gören annesi, onu St. Anie Psikiyatri Kliniği'ne yatırdı. Henüz 17 yaşında olmasına rağmen alkolizm, bedenini zehirlemişti.

1901 yılında klinikten çıkan Utrillo'ya annesi, belki içkiye olan tutkusundan vazgeçer ümidiyle resim yapmasını tavsiye etti. Utrillo, içkiye olan düşkünlüğünün önüne geçemedi. Ama yüzyılımızın sanat dünyası için büyük bir yıldızın parlamaya başlayacağının müjdesini verdi. 19 yaşında Montmarte sokaklarında başlayan resim macerasında Maurice'e Camille Pissarro ve Alfred Sisley'in coşkulu sanatçı ruhları ile ilham veren eserleri eşlik ediyordu.

1909'da Suzanne ile Paul Mousis'in ayrılmasından sonra tekrar maddi sıkıntıların içine dalınca, iyiden iyiye başıboş bir hayat sürmeye çeşitli olaylara, kavgalara karışıp gecelerini sık sık polis nezarethanesinde geçirmeye başladı. Bu arada resim yapmaya devam ediyor, yaptığı resimleri mahallenin şarapçılarına vererek karşılığında içki elde ediyordu. Yalnızlığını eserlerinde de belirtmek isteyen sanatçı, manzaralarında arkadan görünen veya sessizlik içinde uzaklaşan insanlar çizdi.

1908 yıllarına doğru izlenimcilerin etkisinden kurtulan Utrillo yaratıcılığının ve üstün yeteneğinin iyice ön plana çıkmaya başladığı yıllara "Beyaz Dönemim" demişti. 1909-1914 yılları arasındaki bu kar beyazı zaman dilimi; onun resimlerinde beyazların heyecanla kendilerini öne attıkları; kum, sıva gibi eklentilerin ve çeşitli resim dışı malzemelerin, tarzını şekillendirdiği altın yıllara dönüştü. Bu dönemde tuvaline yansıttığı dingin ve şiirsel yapıtlar, yıllar sonra onu "tüm zamanların beyazı en iyi kullanan ressamı" yapacaktı.

Varoş Sokağı Manzarası / Boston Güzel Sanatlar Müzesi (Suburban Street Scene / Museum of Fine Arts Boston)

Sanat eleştirmenleri bu parlak beyazdan çok etkilenmiş ve Utrillo'ya 1912 yılında Salon d'Automne'de boy gösterme şansı vermişlerdi. Seyahatleri ve yıllara yaydığı üretkenliğiyle sanatını icra etmeyi sürdürdü.

Savaşın bitiminde başta Paris olmak üzere (1920'lerde) ressam, uluslararası alanda tanınmaya başladı. 1924'te Suzanne ile birlikte Paris'te Bernheim-Jeune Galerisi'nde sergi açtı. Ancak aynı yıl intihara teşebbüs etti. Sebebinin aşırı alkol kullanımı olduğu iddia edilen intihar girişimi neyse ki başarısızlıkla sonuçlandı ve ressam kısa sürede toparlanarak yaşamına geri döndü. Bu arada annesi Suzanne, basit bir ressam olan Andre Utter ile evlenmişti.

Suzanne Valadon, André Utter ve Maurice Utrillo (Paris)

Hiçbir kalıba sığmayan, hiçbir akıma mensup olmayan, kurallarını kendi koyduğu özgün ve etkileyici stiliyle ülkesinin en önemli ressamlarından biri konumuna gelen Maurice Utrillo, 1928'de Fransa hükümeti tarafından Legion of Honour nişanıyla ödüllendirildi.

Yavaş yavaş yine alkol duvarını aşmaya başladı. Bu arada, gençliğinde olduğu gibi sık sık mistik krizler geçirmeye başladı.

Resimlediği şaşırtıcı güzellikte sokak köşeleriyle dönemin popüler romantik imajı sezilen, ancak portrelerinde hep toplumdan kaçışı ve yalnızlığı işleyen Fransız ressam, 1935'te, 52 yaşındayken Lucie Valore ile evlendi ve Paris'in dışındaki Le Vasinet'ye yerleşerek sakin bir hayat yaşamaya başladı. Sanatçı 5 Kasım 1955'te hayata gözlerini yumdu.

Maurice Utrillo, eşi Lucie Valore ile birlikte

Bunları Da Beğenebilirsiniz

0 yorum

Yorumunuz blog yöneticileri tarafından onaylandıktan sonra yayınlanacaktır. İlginiz için teşekkürler...