Idyll’in Çocukluğu

Çarşamba, Haziran 24, 2015


Ressam: William-Adolphe Bouguereau

Eserin Bitiş Tarihi: 1900

Eserin Bulunduğu Yer: Denver Sanat Müzesi

Eserin Gerçek Boyutu: 130 cm x 102 cm

Tür: Portre

Stil: Realizm / Neoklasisizm

Teknik: Yağlıboya

Materyal: Tuval


Kırsal ve huzurlu bir yaşamın izlerini bulabildiğimiz bu resim, bir şiiri veya olayı canlandırıyormuş gibi görünüyor. Aslında bu açıdan özellikle Fındık Toplayıcıları adlı eser ile benzerlik gösterdiğini söyleyebilirim. Figürler yine pastoral bir masumiyeti yansıtıyor. Diğer küçük detaylar da neredeyse aynı.

William, fırsatını buldukça eskiz defterini de yanına alarak kırlarda yürüyüşe çıkarmış. Yolda, bahçelerde ve tarlalarda rastladığı çocuklarla sohbet eder, onların eskizlerini alırmış. Yine bir gün, iki güzel kız ile sohbet ettikten sonra cebinde taşıdığı defterini çıkarıp kardeşlerin eskizlerini almış. Bu hazırlık dönemi hemen hemen her gün yaklaşık bir ay devam etmiş. Ve sonunda, "Idyll'in Çocukluğu (A Childhood Idyll)" doğmuş.

Resim, 1800'lü yılların sonuna doğru Fransa'da filizlenen bir sanat anlayışının ürünü. Barok sanatının aşırı süslemeciliğine duyulan tepkiyle ortaya çıkan bu akım, sanat tarihinde "Neoklasisizm" olarak adlandırılıyor. Bu dönemde Antik Yunan ve Roma sanatı tekrar canlanmaya başlıyor. Neoklasisit resimlere baktığımızda tema olarak genellikle karşımıza mitolojik olaylar çıkıyor. Bunun yanı sıra eserlerde tabiat aşkı, aile hayatı, yardımseverlik ve iyilik gibi temiz duyguların işlendiğini söyleyebiliriz.

Biraz da teknik özelliklerinden söz edelim. Tablo bittiğinde, Bouguereau, eserinin tamamen kuruduğundan emin olduktan sonra, boya kalıntılarının yoğun olduğu kısımları nazikçe inceltmiş. Bu yüzden yağlıboya resimlerde görünen boya fazlalığı onun resimlerinde olmuyor. Haliyle fırçasının izleri de sanki görünmez bir güç tarafından silinmiş gibi. Bu teknik eseri dengeleyip daha hoş bir görüntü kazandırıyor. Bunun dışında tablonun, ışığın etkilerinden uzak olduğunu söyleyebiliriz.

Bouguereau, sevdiğim ressamlardan biri. Hemen hemen her eseri, izlenildiğinde sanki pembe birer gözlük takılmış gibi bir his uyandırıyor insanda. Ve eserleri özellikle edebiyat için ilham verici. İncelendikten sonra üzerine kısa öyküler yazılabilecek türden tablolar... Pembe gözlükten konu açılmışken, Denver Sanat Müzesi ziyaretçilerin gezisi sırasında tablonun olduğu bölüm için gül renkli pembemsi bir gözlük dağıtıyor. Bunun eserleri toz pembe görmekle bir ilgisi yok. Amaç sadece bazı boyaların daha sıcak görünmesini sağlayıp, tablolara ruh ve duygu katarak albenisini yükseltmek.

Bunları Da Beğenebilirsiniz

0 yorum

İlginiz için teşekkürler...