Körün Kıssası

Çarşamba, Mayıs 20, 2015


Ressam: Pieter Bruegel (Baba)

Eserin Bitiş Tarihi: 1568

Dönem: 16. yüzyıl

Eserin Bulunduğu Yer: Museo e Gallerie Nazionali di Capodimonte, Naples, Italya

Eserin Gerçek Boyutu: 86 cm x 154 cm

Tür: Alegorik Resim

Stil: Kuzey Rönesansı

Teknik: Zamklı boya

Materyal: Tuval

Körlerin Kıssası, Körlerin Kör Kılavuzu, Körlerin Yürüyüşü (De Parabel der Blinden) gibi değişik isimlerle de anılan bu çalışmayı Flaman ressam Pieter Bruegel, ölümünden bir yıl önce tamamladı. O sıralarda yaklaşık olarak 43 yaşındaydı. Yaşından konu açılmışken buraya ek bir bilgi düşeyim; "yaklaşık" kelimesini bilerek kullandım çünkü ressamın ölüm tarihi (1569) kesin olmasına rağmen doğum tarihi kesin değil, 1525-1530 arası diye not düşülmüş.

Daha önce Bethlehem’de Nüfus Sayımı adlı eseri incelerken ressamın İncil'de yer alan mesellerden ilham alarak resimlerini yaptığını anlatmaya çalışmıştım. Bu eserde de İncil'de yer alan bir bölüm ressama ilham kaynağı olmuştur. (Yeni Ahit - Matta İncili 15. Bölüm)

"Bırakın onları; onlar körlerin kör kılavuzlarıdır. Eğer kör köre kılavuzluk ederse, her ikisi de çukura düşer."

Matta İncili - 15:14

Resim alegorik resim özelliği taşıyor. Peki nedir bu? Bir öykü, bir düşünce ya da kavramın figüratif bir simge halinde betimlendiği resim türü. Alegorik resimde soyut kavramlar kişileştirilerek doğada olmayan bir biçimde sunulurlar. Resimde yer alan sol üst köşeden sağ alt köşeye doğru çapraz şekilde ilerleyen körler grubu, hemen hemen aynı sopaları tutarak birlikte ilerlerken, en önde bulunan kişi bir hendeğe düşmüş ve grubun komple dengesi alt üst olmuş. Hemen arkasında bulunan ikinci figür, onun üzerine düşüverecekmiş gibi. Görünüşe bakılırsa bu düşüş arka taraftan gelenleri ise pek etkilememiş.

Detay: İkinci figür, gözleri oyulmuş ve başucunda görülen zambak

Şimdi sizden ikinci kör adam figürüne yoğunlaşmanızı ve yakından bakmanızı istiyorum. Hemen yukarıya sizler için detaylı bir resim bıraktım. Gözlerinin olmamasına rağmen yüzündeki duyguyu okuyabiliyoruz öyle değil mi? Bildiğimiz bir ifade çünkü bu: Korku. Biz, yani izleyici resmin geneline baktığında az sonra olacakları görebiliyor, ikinci figür hatta belki üçüncü figür tökezleyerek, grubun başında yürüyen ve hendeğe düşen adamın üzerine düşüp resmin ve manzaranın bütün sakinliğini bozacaklar.

Detay: Yere düşen ilk figür ve düşmemek için ona tutunan ikinci figür

Ben genel olarak Bruegel tablolarını seviyorum. Figürleri işlemesini. Yüzlerine yerleşen karmaşık duyguları, detaylarını... Bu ikinci figürde bir başka özellik daha var dikkatimi çeken. Ağzının açık tasvir edilmesi. Bu onun öndeki adamın üzerine düşmemek için bağırmaya çalıştığını gösteriyor olabilir. Veya düşmemek için yaptığı hamleler sırasında, yaşlı vücudunun ona oynadığı basit bir oyun da olabilir. Ayrıca bu figür resimde izleyiciye doğru bakan tek figürdür.

Diğer figürlerin yüzleri dikkatlice incelendiğinde onların da korkuya kapılmış olduğunu fakat bu korkunun ikinci figürdeki gibi olmadığını, ağızlarının açık tasvir edildiğini görmekteyiz. (Bağırış düşüncem sanki doğru gibi)

Detay: Dördüncü kör adam figürü

Figürlerden bir tanesi daha dikkat çekiciydi, o da dördüncü sırada resmedilen kör adam. Bu figürde açıklayamadığım bir gariplik var, beni rahatsız eden. Sanırım oyulmuş olan gözlerini yukarıya doğru çevirip dua ediyor gibi resmedilmesi. Aşağıda daha detaylı inceleyebilirsiniz.

Tabloda oldukça gerçekçi ayrıntılar yer alıyor. Sanat eleştirmenlerine göre böylece, bazı körlerin körlük sebebi anlaşılabilmekte: Soldan üçüncü körün korneaları lösemi infiltrasyonu sebebiyle zedelenmiş, dördüncünün hastalığı amorozis, beşincinin ise gözleri oyulmuştur.

Detay: Kilise

Figürlerin uzak planında kalan kilise bana kalırsa gerçek bir mekan değil. Sanat tarihçileri bu konuda ikiye bölünmüş durumda. Bazılarına göre tablonun yapıldığı köyde o zamanlarda bulunan Sint-Anna kilisesine benzer bir kilise varmış ve ressam da buradan esinlenmiş. Bazılarına göre ise tamamen ressamın hayal havuzunun bir ürünü.

Figürlerin dizilişine bakın. İkinci ve üçüncü figür arasında kilisenin önünde bir boşluk var. Bu boşluk veya ara kasıtlı olarak mı bırakılmıştı? Bunun ne anlamı olabilirdi? Sanki ressam bu figürlerle tek bir kişinin hızlı düşüşünün çeşitli evrelerini betimlemiş gibi... Yoksa tüm bunlar o körlerin Allah'a (ya da Tanrı'ya) yakınlığıyla mı ilgili? Bir görüşe göre aradaki bu boşluk, figürlerin kaderlerini belirleyici nitelikte. Kilisenin diğer kısmında kalan ve neredeyse düşmek üzere olan iki figür için kurtuluşun olmadığı ama diğer dört figür için umut olduğunu savunurlar.

Rönesans boyunca körler genelde gözleri kapalı olarak çizilmekteydi. Kendi döneminde yaşayan insanları ayrıntı şekilde inceleyen Brueghel, konuyu farklı ele aldı. O dönemde, doğuştan kör olanların yanı sıra, yetersiz hijyenik koşullar ve çeşitli hastalıklar sebebiyle kör kalanlar da vardı. Körler genelde sadakalarla hayatta kaldıkları için, yanlarında taşıdıkları sadaka çantaları vardı ve bunlar sokaklarda yaşayan, hasta ve perişan durumdaki kişilerdi. Brueghel de resimlerinde körleri bu şekilde betimledi. Ayrıca, kalvenist öğretiye göre, körlük bir tür cezaydı: Tanrının bu ızdıraba çarptırdığı kişilerin, bu durumu hak ettiğine inanılırdı. Resimde yokuş aşağı ilerleyen grup, önlerindeki çukura doğru gitmekte olduklarından habersizdir. Çukurun üst tarafında, düşmekte olan körün hemen yakınında görülen zambak ise, genelde saflığın ve kurtuluşun simgesidir, ancak Brueghel'in resimde bu zambak ile, körlerin kurtuluşunu ima edip etmediği belli değildir.

Brueghel, farklı birçok rengi tezatlar oluşturacak şekilde kullandığı dans ve düğün resimlerinin aksine bu tabloda, kahverengi, gri ve mavi tonlarından ibaret olan kısıtlı bir renk paleti kullanmıştır.

Bunları Da Beğenebilirsiniz

0 yorum

İlginiz için teşekkürler...