Asnières'de Yıkananlar

Pazartesi, Mayıs 11, 2015



Eserin Başlangıç Tarihi: 1883

Eserin Bitiş Tarihi: 1884

Eserin Yaradılış Yeri: Fransa

Eserin Bulunduğu Yer: Londra Ulusal Galerisi

Eserin Gerçek Boyutu: 201 cm x 300 cm

Tür: Tür resmi

Stil: Ard İzlenimcilik

La Grande Jatte Adası’nda Pazar Öğleden Sonra adlı eseri incelerken Seurat'nın eserlerinin bir noktada İzlenimciliği aşıp yeni bir akım gibi göründüğünü anlatmaya çalışmıştık. Asnières'de Yıkananlar da onlardan biri…

Teknik: Yağlıboya

Materyal: Ağaç Panel

Asnières bir sanayi banliyösünde Seine Nehri kıyısında Paris'te bulunan bir sahil. Asnières'de Yıkananlar (Bathers at Asnières) nehirde boş vakit bulan genç işçilerin dinlenmesini, yıkanmasını resmetmektedir.

O zamanlar henüz genç bir sanatçı olan Georges Seurat, bir sene boyunca tablo için büyük hazırlıklar yaptı ve bu eser onun büyük boyutlu ilk eseridir. Ressamın, Asnières'de Yıkananlar'a hazırlanmak için oluşturduğu bugüne kadar korunabilmiş on üç tane yağlıboya çalışması bulunmaktadır. (Zamanında on dört yağlıboya, on karakalem) Bu çalışmalarını çoğunlukla dış mekan resmetmişti ve özellikle son parçanın kompozisyonu Asnières'de Yıkananlar'ı anımsatmaktaydı. Seurat bu çalışmalarına çok düşkündü. Onlara croquetons olarak sesleniyordu ve çalışmaları atölyesinin duvarlarına asmıştı. Dokuz çizimde, ressamın tablodaki ana figürlerin her birine odaklandığı görünür. "Conté" (Bir tür mum boya) kullanılarak ışığın ve gölgenin yayılımının nasıl olacağını çözmeye çalıştı. Ressam, bu tek renkli resimlerde gördüğü detayları resmin son halinde renklere çevirdi.

Seurat'nın bu çalışması 1884 yılında Paris Salonu'na sergilenmek üzere kabul edilmedi. Fakat aynı sene ressamın da kurucuları arasında bulunduğu Société des Artistes Indépendants'ın ilk sergisinde yer aldı.

Georges Seurat ve diğer neo-Empresyonistler; Empresyonistler gibi modern yaşamdan sahneler sunmak yerine, burjuva işçi sınıfı için doğal hayattan kesitler, sirkler, eğlence ortamlarını aktarırlar tuvallerine. Ve yine empresyonistlerden farklı olarak, Seurat esere başlamadan önce defterine karakalem ve yağlıboya çizimler yapardı. Bu onun klasikleşmiş çalışma stilidir. (Geçmiş çalışmada da bahsetmiştik) İki yıl sonra Seurat Noktacılık olarak bilinen bir divisionist teknik kullanarak bu resmi ağaç panele yapar. Divisionism, resimde birçok nokta veya pigment vuruşu yaparak rengini ayırma(tam olarak ayırma söz konusu değil, kırma) uygulamasıdır. Seurat başta olmak üzere tüm Neo-Empresyonistler bu tekniği kullanır.

Georges Seurat aynı yolda yürüyüdüğü diğer çağdaş Empresyonistlerin (neo) aksine hiçbir şeyi şansa bırakmayı sevmezdi. Bir önceki eserinde, resimlerde müthiş sistematik hatta matematiksel ince hesaplamalardan söz etmiştik. Boyamada renkleri mümkün olduğunca sarı tonlarında seçmeye gayret ederdi. Bu resmi net ve parlak gösterme çabasını destekliyor.


Su keyfi yaşayan işçi figürlerini incelediğimizde hayret verici bir gerçekle karşı karşıya kalıyoruz. Daha önce de bahsetmiştik; Seurat, her bir figür için yüzlerce eskiz çıkarıyor ve figürlerinde ince bir işçilikle çalışıyor. Uzak bölgelere bakıldığında görülen binaların beyaz bir sis tabakası ardında kalması, gölün mavi tonlamaları ve Seurat'nın renk seçimi mevsimin yaz ortası olduğunun bir ispatı. Seçilen renkten midir yoksa tablonun parlak ve net görünmesinden midir bilemem ama figürlerin bedenleri neredeyse kusursuz. Işık tonlamaları, geçişler… Sanki yalnız birer heykel gibiler. Diğer izleyiciler ne düşünür bilemiyorum ama ben gözlerimi alamıyorum. Tenleri ve kıyafetleri çok temiz görünüyor. Ve etraflarından habersizlermiş gibi. (Heykel benzetmesi daha iyi oturdu sanırım) Sağ alt köşedeki oğlan çocuğu haricindeki tüm karakterler kendi hayal dünyalarına dalmış gibiler. Hareket unsuru, bu figür ve ilerideki yelkenliler dışında neredeyse hiç yok. Sıcaklık, ırmağın durgun akışı ve tabloda resmedilen insanların duruşları sonsuzluğun ve değişmezliğin simgesi gibi görünüyor. Hayvan figürlerine değinirsek, Seurat'nın hemen hemen her eserinde bir veya daha fazla hayvan figürü barınıyor fakat bunun var olan bir açıklaması yok.


1886-1887 civarında Seurat, resme minik canlı noktalar ekler. Yüzmeye gidecek gibi görünen resmin ortasındaki figürün arka tarafındaki bölgeyi büyüterek yukarıya ekledim. Orada görülen mavi ve turuncu küçük noktalar resme sonradan eklenmiş. Resimde böyle bir çok yer var. Şapkanın olduğu bölgede çimler yeşil ama şapkanın etrafında renkli noktalar var. Noktacılık teriminin ne demek olduğunu sanırım şimdi daha iyi anlıyorsunuz… Resimdeki figürleri ve objeleri daha canlı göstermeye neden olduğu için seçtiği noktaların renkleri de bu açıdan oldukça önemli.

Bunları Da Beğenebilirsiniz

0 yorum

Yorumunuz blog yöneticileri tarafından onaylandıktan sonra yayınlanacaktır. İlginiz için teşekkürler...